Soğutma Sistemlerinde Kirlilik Nasıl Olur?

Kirlenme  soğutma suyu içerisinde bulunan kalsit dışındaki parçacıkların birikintiler oluşturmasıdır. Sistemi genel olarak tıkanmaya ve duruşlara kadar götürecek bir durum olduğu için kontrol edilmelidir. Kirlenmeye etki eden başlıca etkenler;

  • Kum , toz ,çamur ve demir oksit tanecikleri
  • Yağ
  • Korozyon ürünleri
  • Mikrobiyolajik gelişimler(bakteri , yosun b.)
  • Besleme suyundan gelebilecek kireç
  • Sitemden gelebilecek kauçuk plastik v.b. hammaddeler

Kirlenme sistemde tıkanmaya yol açabileceği gibi korozyonu da artıran önemli etkenlerden birisi olduğu için mutlaka kontrol edilmelidir. Öncelikle iyi kalitede besi suyu sağlanmalı ve korozyon kireç önleme ve mikrobiyolojik mücadelenin iyi yapılması gerekmektedir.

Kirlilik faktörü sistemin akış rejimini değiştirebileceği gibi ısı transfer borularının çeperini sararak ısı transferi için ekstra bir direnç oluşturur. Böylece sistemin verimliliğini azaltır ve soğutma kapasitesini düşürür. Zamanla artan kirlilik evaporatörlerin ve dolayısı ile soğutma sistemlerinin  en büyük düşmanlarından biridir.

Evaporatör ve kondenser suları için suyun pH derecesi alkalinite değeri, sertliği içerisindeki iyonların miktarı ve dolaşımdaki sıcaklığı ısı değiştiriciler ve diğer tesisat bileşenlerinde korozyon ve kireç taşı oluşumunda etkendir. Soğutma sistemleri için tavsiye edilen su özellikleri aşağıda belirtilmiştir.

  • Su içerisindeki amonyum iyonları (NH4+) bakır için çok zararlıdır. Bu iyonlar bakır boruların çalışma ömrünü olumsuz olarak etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Suyun içerisinde kesinlikle amonyum iyonları (NH4+) bulunmamalıdır.
  • Klorid iyonları (Clˉ ) bakır boruların yüzeylerinde korozyona bağlı olarak küçük delikler oluşmasına neden olur. Su içersindeki Klorid iyonları <10mg/l’nin altında olmalıdır.
  • Sülfat iyonları (SO־4²) bakır boru yüzeylerinde korozyona ve küçük delikler oluşmasına sebep olur. Su içerisindeki Sülfat iyonları (SO־4²) oranı <30mg/lt’nin altında olmalıdır.
  • Suyun içerisindeki Fluorid ( Fˉ ) iyonları asit oluşumuna ve korozyona neden olur. Sudaki miktarı 0,1mg/l’nin altında olmalıdır.
  • Sudaki demir ( Fe²+ ve Fe³+ ) iyonları su içersindeki çözünmüş oksijen ile birleşerek pas ve tesisat çamuru oluşumuna neden olur. Bu sebeple suda demir iyonları bulunmamalıdır. Su içersindeki çözünmüş oksijen miktarı <5mg/l ‘nin altındaysa su içersindeki çözünmüş demir çözünmüş demir miktarı da <5mg/l’nin altında olmalıdır.
  • Suda çözünmüş haldeki silisyumun asit ve korozyon oluşturma tehlikesi vardır. Sudaki miktarı < 1 mg/l’nin altında olmalıdır.
  • Toplam Su Sertliği, TH >0,5mmol/l olmalıdır. Toplam Su Sertliği’nin 1÷2,5mmol/l arasında olması tavsiye edilir. Bakır boru iç yüzeylerinde bir miktar deposit oluşumu bakır borulardaki korozyonunu sınırlayacaktır. Ancak, su sertliğinin yüksek olması bakır boruların içinde aşırı miktarda kireçtaşı oluşumuna yol açacak, su geçişine ve ısı transferine engel olacaktır. Suyun Toplam Alkali metrik Titre değerinin (TAC) <100 ‘ün altında olması tavsiye edilir.
  • Su içerisindeki oksijenin durumunu ani değiştirecek şartlardan kaçınılmalıdır. Suyun bir Azot vb bir inert gaz ile oksijensiz hale getirilmesi kadar fazla oksijenle de doyurulması zararlıdır. Su içerisindeki oksijen miktarındaki bu düzensizlikler bakır oksit oluşumunu ve parçacık miktarının artmasını teşvik eder.
  • Suyun Elektiriksel Öz Direnci’nin (Electrical Resistivity) yüksek olması sistemde korozyon eğilimini azaltır. Bu sebeple Suyun Elektriksel Öz Direnci’nin (Electrical Resistivity) >30 Ohm.m üzerinde olması tavsiye edilir. Suyun Elektriksel İletkenliği (Electrical Conductivitiy) < 20 ÷ 60 mS/m’nin altında olmalıdır.
  • Suyun 20÷25ºC’deki ideal pH Değeri 7<pH<8 arasında olmalıdır.

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Churchill
Churchill